2 Ekim 2013 Çarşamba

Değişmemen Umuduyla Bangkok

Daha yeni yeni ritmimi bulduğum yolculuğumda, Koh Phangan'dayken İstanbul'a gelmemi gerektirecek bir telefon alıyorum. Yola çıktığımda eve kesin olarak ne zaman döneceğimi bilmiyordum ama bir dünya turu hayali ile başladığım için de hiç bu kadar erken olacağını düşünmemiştim. Bunun için 1 yıl civarında yollarda olmayı beklerken 10.haftanın sonunda eve dönüyor olmak tam bir hayal kırıklığı olsa da gerçek Asya'dan bir parça görebildiğim için mutluydum. Olayı daha fazla dramatikleştirmeden dönüş yoluna başlıyayım. 2 alternatifim vardı. Ya Bangkok'a gidecektim yada 3.gün önce geldiğim Kuala Lumpur'a geri dönecektim. Bu iki şehirden de İstanbul'a bilet fiyatlarında bir fark olmayınca, kalan kısımları daha sonra gezerim deyip ayrıldığım Bangkok'a gitmeye karar verdim. Adadan ayrılışım, gelişime göre oldukça kolay oldu. Koh Phangan'dan Surat Thani Don Sak limanına hızlı feribot ve oradan da tren istasyonuna ulaşımı içeren bir kombine bileti 20 dolara aldım. Bu feribotla hızlı bir şekilde Don Sak limanına ulaşmış olsam da servis Krabi, Phuket ve Bangkok'a karayolu ile gidecekleri, otobüs firmalarının ofislerine bırakarak ilerlediği için 1 saat kadar bir sürede tren istasyonuna varabildim. Bu sefer tren yolculuğumda da bir değişiklik yaptım. 12 saatlik bir yolculuk olacağı için gelecek olan ilk iki trende tahta koltuklarda gitmek yerine, son 4 yataklı biletin kaldığı birkaç saat sonraki bir trenin yataklı kısmında gitmeye karar verdim. Tabi her zaman ki gibi tren gecikmeli geldi. 1 saatlik gecikme ve 12 saatlik yolculuk sonrası sabah saat 7.30'da Bangkok'taydım. Hava bu sefer, öncekinin aksine hafif yağmurluydu. Bu değişikliğe sevinmiş olsam da ıslanacak olacağım gerçeğini değiştirmiyordu.

Wat Phra Kaew
Terlikler yerine ayakkabı ve tshirt üzerine kapşonlu giyip, backpackin yağmur koruyucusu taktıktan sonra trenden inme vakti gelmişti. Yolda olmayı, sürekli bilmediğim yerlerde uyanmayı seviyorum ama bu sefer tren istasyonundan çıkıp şehri gördüğümde nerede kalacağımı, nasıl gideceğimi, ne yapacağımı biliyor olmak bugün için beni sevindirmişti. Hiç oyalanmadan otobüse atlayıp Khao San Road'a gittim. Aslında yine bu bölgede ama başka bir otelde kalmaya karar vermiştim, hatta birkaç yere de baktım. Ama en sonunda pahalı olmasına rağmen yine ilk geldiğimde kaldığım otele gittim. Son günlerim olduğu için biraz daha rahatıma bakar oldum. İlk günü dinlenerek geçirdikten sonra ertesi gün, ilk geldiğimde kraliyetle alakalı bir durumdan dolayı öğleden sonra ziyaretçilere kapalı olduğu için giremediğimiz Wat Phra Kaew'e gittim. Ama tapınağa girişim de bir farklı oldu. Daha önce geldiğimizde Grand Palace'nin bahçesinde yürürken bir görevlinin bizi geri çevirdiği yola tekrar girip, yürümeye başladım. Bu sefer yine yolda birkaç görevliyle karşılaşmama rağmen hiçbiri bir şey demeyince yürümeye devam ettim. Sonuç girişin 16 dolar olduğu tapınağa varmam oldu. Anladığım kadarıyla yol, bir çeşit sadece görevlilerin içeriye girmekte kullandığı bir arka girişti. Artık içeri girmişim, çıkıp bilet alıp tekrar girmeye gerek olmadığından hazır gelmişken gezmeye başlıyayım dedim. Tapınakta bir altın buda olduğunu ve budistler içinde bu budanın ayrı bir yeri olduğunu okumuştum. Haliyle büyük beklentilerim varken altından yapılmış olmasından olsa gerek, oldukça küçük bir buda ile karşılaştım. Pek fazla yaklaşılamaması sebebiyle de detayları bile görmek mümkün değildi. Tapınağın bahçesinde bulunan Angkor Wat modeli ise bu bölgede aslında en çok görmek istediğim ülke olan Kamboçya'yı göremeden eve gideceğim gerçeğimi bir kere daha bana hatırlattı. Tapınağı gezdikten sonra aynı alanda bulunan Grand Palace'ye geldiğimde, saat 16 olduğu için ziyaretçilere kapatılan sarayı bir kere daha göremedim.
Wat Arun
Hava daha aydınlıkken en iyisi Wat Arun'a gitmek deyip yürümeye başladım. Adını budizm tanrısı Aruna'dan alan tapınak, Chao Phraya nehrinin kıyısında bulunmakta. Tapınağı nehrin karşı kıyısından bile görmek bana yetmişti ama yürümeye devam edip birde içeriden inceledim. Mimarisinin budizm inancına yaptığı göndermeleri bilerek gezmek, yapıyı daha etkileyici yapıyordu. Tapınağın hemen yanında ise genç budist rahip adayları için bir okul bulunmakta. Bu arada şimdi anlıyorum ki ilk Bangkok'a geldiğimde bir gece vakti önünden geçtiğimde, Wat Arun sandığım yerde aslında bambaşka bir tapınakmış. Tapınağı gündüz vakti görmüş olsam da gece ışıklandırmasının çok güzel olduğunu duyduğum için yakın bir yerde yemek yiyerek havanın kararmasını beklemeye başladım. Işıklar açıldığında gerçekten de bu halinin söylenildiği kadar güzel olduğunu anladım. Etrafın sakinleşmesiyle birlikte genç budist rahiplerde daha sık görünmeye başladılar. Şehirdeki son günümde ise meşhur Mbk alışveriş merkezine gittim. Genel olarak Siam bölgesinde oldukça fazla bulunan bu tip alışveriş merkezlerinden Mbk, büyüklüğü ve ucuzluğuyla dikkatimi çekti. Teknolojiden hediyelik eşyaya kadar her şeyin bulunabildiği bu alışveriş merkezinde mağazalar, dağınık bir şekilde tüm alana yayılmak yerine türüne göre katlara bölünmüş diyebiliriz. Tabi burada da pazarlık yapılmakta. Son durak olduğu için yanıma bir kaç hediyelik eşya alıp tekrar otele doğru gidiyorum. Caddedeki seyahat acentalarından birine girip, yarın havaalanına giden servislerden bana saati uygun olanı için rezervasyon yapıp otele geçiyorum. Sabah servise binmemle birlikte yolculuğum da son bulmuştu tıpki servisteki diğer altı İngiliz ve bir Almanın ki gibi. Ben her ne kadar daha düzenli bir şekilde çalışmayacak olsam da konuşmaya başladığımızda Pazartesi iş başı yapacağını söyleyen Alman çocuğun gözündeki her şey bitti bakışı, bu bölgenin insana neler hissettirdiğini çok açık bir şekilde gösteriyordu. Bangkok hakkında söylemem gereken son şey ise, bu şehir hakkındaki ilk yazımda yazdıklarımdan dolayı çok pişman olduğumdu. Sankt Peterburg'dan gelmiştim ve burası bu bölgede gördüğüm ilk şehirdi. Şimdi 1 aydan falza bu bölgede dolaştıktan sonra tekrar buraya gelince şunu anladım ki Bangkok, bu bölgenin en özel şehirlerinden biridir. Bir daha ki sefere kadar değişmemen umuduyla Güneydoğu Asya...
Khao San Road


Bangkok fotoğrafları için buradan devam ediyoruz